Hamilelikle İlgili İlginç Bilgiler

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 00:35

Hamilelik normal şartlarda 9 ay 10 gün süren oldukça zorlu bir süreçtir. Bu süreçte hem annede hem de bebekte muazzam değişiklikler olur. Sonuç olarak ortaya tamamen bir insan görüntüsünde, yavru bir birey çıkar. Elbette insanlığın en başından beridir kadınlar hamile kalıyor. Peki hamilelikle ilgili ilginç bilgiler nelerdir? Tarihte neler yaşanmıştır?

  • Belki daha uzunu vardır ama dünya üzerinde kayıtlara geçen en uzun hamilelik süresi yaklaşık olarak 375 gün yani 12.5 ay kadar sürmüştür. 9 ay 10 günlük normal süreyi düşününce, bu rakamın ne kadar ciddi bir süre olduğunu gözünüzün önüne getirin.
  • Hamileliğin ilginç bir özelliği ise, hamilelikte annenin organlarından biri herhangi bir nedenle hasar görürse, cenine ait kök hücreleri annenin o organını tedavi eder. Kök hücrelerinin bu özelliği tıpta devrim niteliğinde bir buluş olarak görülmüş ve bugün kök hücre tedavisiyle binlerce kişinin hayatı kurtarılmıştır.
  • Kadınlar hamilelik sırasında ağlayan bir bebek gördüklerinde göğüslerinden istemsiz olarak süt salgılanabilir. Çünkü beyin ağlama sesi ve bebek görüntüsünü algılayarak, süt kanallarını uyarır.
  • İkiz bebek dünyaya getirmek çok zor bir iş olsa da, iki bebeğe birden bakması bir o kadar zor bir iştir. Genelde tek bir çocuğun bile bakımı oldukça masraflı ve yorucudur. Dünyada en çok ikiz doğumun Afrika’da gerçekleştiği düşünüldüğünde, bu durum oldukça fakir Afrikalılar için çok daha ironiktir.
  • Anne karnındaki bebeklerin annenin yediği her şeyin tadını alabildiklerini biliyor muydunuz? Evet, gecenin bir yarısı yenilen çileklerin tadını bebkler de alıyor. Bu nedenle babaların, hamile annenin canının çektiği bir şeyi almayı istemediklerinde bir kere düşünmeleri gerekiyor.
  • Bebeklerin anne karnındayken çiş yapıp yapmadıkları herzaman merak konusu olmuştur. Evet bebekler anne karnında çiş yaparlar. Peki ama nereye? Sizce bu sorunun yanıtı çok basit değil mi? Bebeğin başka bir yere gidemediği düşünüldüğünde, elbette rahim içerisine yaparlar. Üstelik sonra da bu yaptıkları çişi içerler. Ancak, bu çiş zaten bebeğin içerisinde bulunduğu amniyon sıvısı ile benzer özelliklerde bulunduğu için hiçbir sıkıntı olmaz.
  • Bazı bebeklerin dişli doğduğunu duymuşsunuzdur. Her 2500 doğumdan birinde bebek dişli şekilde doğabilir. Bunun bebek için hiçbir sıkıntısı olmaz. Hatta normal karşılanır. Genelde annenin hamilelik sırasında çok fazla kalsiyum almasından kaynaklanır.
  • Erkek bebek bekleyen anne adaylarının daha kız bebek bekleyen annelere göre daha unutkan olabileceğini biliyor muydunuz? Bu durumun tam olarak bilimsel bir açıklaması yapılamamışsa da, hamilelik sırasında salgılanan hormonlardan kaynaklandığı düşünülür.
  • Erkekler, hamile kadınların aşırı duygusal oluşundan yakınırlar. Kadınlar hamilelikte sanki bir sihirli değnek değişmişçesine her şeye üzülebilir, kızabilir, duygusal olarak çalkantılar yaşabilir. Ama bunun da bir sebebi var; normal bir kadının 2 -3 ayda salgılayacağı östrojen hormonu, hamilelik sırasında neredeyse 1 günde salgılanıyor. İşte kadınlık hormonu da denilen bu hormonun yarattığı durumdan dolayı da kadınlar duygusal çalkantılar geçiriyor.
  • Hamileliğin anne ve bebekte yaşanan muazzam değişimler olduğunu söylemiştik. İşte buna bir örnek daha; hamilelikte rahim öylesine büyüyor ki, normalin tam 500 katına çıkıyor. Elbette bu da diğer organların sıkışmasına neden oluyor. İşte hamilelikte annelerin çok sık idrara çıkması ya da sürekli çişlerinin geliyor olduğu hissi de bundan kaynaklanıyor. Büyüyen rahim idrar kesesine baskı yapıyor.
  • Rahmin büyümesinin bir başka etkisi ise annenin ayakları ve kalbi üzerinde. Hamilelik sırasında rahim büyüdükçe annenin kalbi ve ayakları da büyürler. Çünkü rahmin büyümesi bebeğin büyümesidir. Bebek büyüdükçe artan kan ihtiyacının karşılanması için kalp büyürken, onun ağırlığını desteklemek için de ayaklar büyür.
  • Hamile annelerin yüzlerine bir pembelik geldiğini, ciltlerinin daha parlak olduğunu siz de farketmişsinizdir. Bunun nedeni hamilelik sırasında neredeyse iki katına çıkan kan miktarı ve cildin büyüme nedeniyle gerilmesidir.
  • Peki ya hamilelerin kokulara, tatlara karşı hassas olmasına ne demeli? İşte yine hormonlar devreye giriyor. Hamilelikte plesantadan salgılanan östrojen annenin hassasiyetini artıyor. Bunun altında da bilimsel bir gerçek yatıyor. Hormonlar annenin duyularını keskinleştirerek bebeği koruma içgüdüsü yaratıyorlar. Anne adayı hamilelik sırasında yalnızca koku ve tatlara karşı hassas değil, aynı zamanda daha keskin görür ve daha iyi refleks gösterir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir