30.Hafta Gebelik(Hamilelik) Haftası

30.Hafta Gebelik(Hamilelik) Haftası
14 Mart 2017 tarihinde eklendi, 530 kez okundu.

Bebeğiniz daha da akıllanmaktadır, ancak Anne için acıtan tek şey mide yanması ağrısı olabilir.

Hamileliğinizin 30. Haftasında Bebeğiniz
Göbeğinizin artan boyutu bebeğinizin her gün daha da büyüdüğüne dair kesin ipucudur, artık 1425 gr’ın üzerindedir (sonraki yedi hafta boyunca haftada yaklaşık 215 gr hızında kilo alıyor olacaktır).  Ayrıca beyni de her gün büyümekte olup karakteristik kanallar ve kıvrımlar ile gerçek bir beyne benzemeye başlamaktadır.   Artık minik dahiniz kendi vücut sıcaklığını kontrol edebiliyor ve baskıyı attırabilir, şu ana kadar kendisi koruyan ince tüy tabakasını (lanugo) dökmeye başlayacaktır.

30-hafta-hamileliginizin-30-haftasinda-bebeginiz

Hamileliğinizin 30. Haftasında Bedeniniz
Bugünlerde, göğsünüzde bir alev makinesi varmış gibi hissedebilirsiniz.  Mide yanması en yaygın (ve sinir bozucu) hamilelik rahatsızlıklarından birisidir ve işte nedeni:  Bebeği doğurmak için pelvik kaslarınızın gevşemesine neden olan aynı hamilelik hormonları ayrıca boğazı mideden ayıran kas halkasını da gevşetmektedir.   Sonuç?  Yiyecek ve sindirim suları, karnınızdan göğsünüze ve boğazınıza yukarı doğru akabilir – sonuç ise cehennem azabı.  Şimdi midenize baskı uygulayan genişleyen rahminiz sadece yangını körüklemektedir.

Hamileliğinizin 30. Haftası Semptomları

Hamileliğinizin 30. Haftası için İpucu: Kordon Kanı Bağışlamak veya Saklamak
Büyük gün geliyor, işte büyük bir soru:  Kordon kanı nedir ve Kordon kanınızı bağışlamak ister misiniz?  İlk olarak, tanımı:   Kordon kanı, doğum sonrası göbek bağında ve plasentada kalan kandır.  Peki bu kan neden bu kadar önemli? Çünkü kordon kanı, kanser gibi belirli hastalıkları tedavi etmede kullanılabilen kök hücreler içermektedir.  Bu güvenli ve acısız işlem bebek doğduktan hemen sonra yapılmaktadır (yaklaşık beş dakika sürmektedir).  Artan sayıda ebeveyn, bebeklerinin kordon kanını, hücrelerin ihtiyacı olan başkaları tarafından kullanılması için bir kamu kuruluşuna bağışlamak veya kendi ailesinde ihtiyaç olması halinde bulunması için kişisel amaçlarla saklamaktadır.  Hangisi tercih ederseniz edin (ve hiçbirini tercih etmemeniz sorun değil), doktorunuza tercihinizi söylemelisiniz ve böylece gerekli hazırlık işlemleri yapılabilir.

Daha güçlü cenin hareketliliği:  Bebeğinizin her gün hareket ettiğini hissetmeyi bekleyebilirsiniz – kimi zaman bir yumruk veya tekme (ultra tüy sıklet boksörünüz daha da güç kazanmaktadır), kimi zaman bir kıpırdanma veya gerinme.    Ayrıca, atıştırmalık veya yemek sonrasında ve (ne yazık ki!) uzanırken daha fazla hareketlilik bekleyebilirsiniz.

Mide gazı: Rahminiz genişlediğinden rektumunuza baskı uygular ve bu da kasa kontrolünü zayıflatarak, kontrolsüz gaz çıkışına neden olabilir.  Kabızlığı (durumu ağırlaştıran) önlemek için bol miktarda su tüketin.

Şişkinlik: Genişleyen rahminiz (üçüncü üç ay suçlunuz) mide ve bağırsaklarınıza baskı uygulayarak, şişkinlik hissini bu hafta (ve sonraki birkaç haftada) kötüleştirmektedir.   Sindirim sisteminizi aşırı yüklememek için küçük ve daha sık öğünler tüketin.

Ara sıra baygınlık veya baş dönmesi:
Yaygın hamilelik semptomudur, ancak doktorunuza belirtmeyi unutmayın (özellikle bayılmanız halinde).  Kendinizi sersem hissettiğinizde uzanarak ve ayaklarınızı yukarı kaldırarak baş dönmesini durdurabiliriz.Kabızlık: Hamileliğinizin ilk başlarında kabızlığı yenmiş olsanız bile, daha yavaş bağırsaklara bir dönüş keyfinizi kaçırmış olabilir (bağırsaklarınıza baskı uygulayan sürekli genişleyen rahminiz sayesinde).  Sıvıların ve liflerin, probiyotik olduklarından, dostlarınız olduğunu unutmayın (bunları yoğurtlarda bulabilirsiniz).

Kanayan diş etleri: Hamilelik hormonları sayesinde, diş etleriniz, şişebilir, yanabilir ve hatta kanayabilir.  Kanayan diş etlerinin yaygın olmasına rağmen (ve muhtemelen doğumdan sonra yok olacaktır) şimdi dişlerinize ve diş etlerinize son derece iyi bakın.  Günde iki defa fırçalayın ve diş ipi kullanın.

Esneme izleri: Deriniz büyüyen göbek ve bedeninizle birlikte esnediğinden, muhtemelen esneme izleri olarak bilinen pembe veya kırmızı çizgiler görmeye başlayacaksınız (hamilelerin %90′nında olduğu gibi).  Esneme izleri için mucizevi bir deva yok. bu nedenle yok edeceklerine dair sözler veren pahalı kremlere para saçmayın.  (Ancak, kremler kaşınan göbeğinizi rahatlatacaktır).

Ayak bilekleri ve ayakların hafif şişmesi: Hamile kadınların yaklaşık yüzde 75′i şişmiş bilekler ve ayaklardan muzdariptir.  Rahat ayakkabılar giymeye ek olarak, şişmiş ayaklarınızı, mola vererek ve ayaklarınızı yukarıya koyarak dinlendirebilirsiniz.  (Bunu hak ediyorsunuz!)

Yorgunluk: İkinci üç ay enerjiniz tavan yapmış ve şimdi bitmiş olabilir.  Büyüyen bebeğiniz bedeninizden daha fazla şey talep etmekte ve unutkanlık gün boyunca sizi bitkin yapıyor olabilir.  Şimdi yardım isteme zamanı (doğumdan sonra yardımcı olacak bir beceri), özellikle de yorucu bir iş yaparken.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git