Hamilelik Sorunları ve Çözümleri

Yazar: - Kategori:
Yayın Tarihi: - 02:43

Hamilelik 9 ay 10 gün süren keyifli ve biraz da zorlu bir süreçtir. Bu zaman boyunca annenin karnında hayat bulan küçücük bir hücreden yaklaşık 3 kilo ağırlığında komplike bir canlı meydana gelir. Annenin ve bebeğin vücudundaki hamilelik boyunca yaşanan muazzam değişimleri düşününce, sonuçta bu sürecin kolay olduğunu kimse söyleyemez. Durum böyle olunca, ufak tefek problemlerin yaşanması, annenin kendini fiziksel olarak sıkıntıda hissetmesi de normaldir. Genel olarak yaşanan sorunlar birbirine benzer olduğundan, biz de sizler için yaşanan bu sorunları ve çözümlerini derledik.

Mide Bulantısı: Hamilelik sırasında hemen hemen herkesin yaşamaya maruz kaldığı sıkıntıların başında gelir. Hatta çoğu zaman o kadar şiddetli yaşanır ki, ebeveynleri telaş içerisine sokar. Anne her aldığı kokudan, her gördüğü yemekten ya da hatta seslerden bile etkilenerek mide bulantısı yaşayabilir. Mide bulantısına kusmalar da eşlik edebilir. Bunu şöyle düşünmek gerekir; annenin vücudu içinde gelişecek yeni canlıya karşı bir alışma sürecindedir. Onu tanımaya ve kabul etmeye çalışıyordur. Yani bu bir tepkidir. Vücut ilk olarak yavruyu yabancı bir madde olarak algıladığı için bunlar yaşanmaktadır.  Elbette normalde fazla salgılanan hormonlar ve daha önce vücudun hiç tanımadığı hormonlar da devreye girince mide bulantıları kaçınılmaz olur. 6. Haftalarda başlayabilen mide bulantıları 15 veya 16. Hafta gibi geçer.

Ne Yapılır? Öncelikle beslenme alışkanlığında değişikliğe gidilmesi gerekiyor. Porsiyonların küçülüp öğünlerin artırılması etkili bir yöntemdir. Mide aşırı yüklenmemiş ve sindirim kolaylaşmış olur. Yine yağlı yiyeceklerden, fazla baharatlılardan da uzak durmak gerek. Karbonhidrat ağırlıklı beslenme size gerekli olan enerjiyi verecektir. Patates bu bakımdan önemlidir. Mideyi de rahatlatır. Bol bol sıvı içmek şart. Sabah mide bulantıları şeker düşüşünü gösterir. Bu nedenle sabah uyanır uyanmaz bisküvi ya da ağza bir şeker atılabilir. Keskin kokulardan; parfüm deodorant veya yemeklerden de uzak durun. Biraz dikkat ederek mide bulantılarını makul düzeye indirebilir ya da çok hafif geçmesini  sağlayabilirsiniz.


 Reflü: Hamilelikte yaşanan bir başka sorun da reflüdür. Göğüs kısmının yanması olarak bilinen bu sorun mide asidinin yükselerek yemek borusuna ulaşmasından ileri gelir. Yine bu yanma direkt olarak midede de görülür.

Ne yapılır? Asitliğin artmasını nötralize etmek gereklidir. Bunun için piyasada birçok ilaç olsa da, biz ilaç kullanımını tavsiye etmiyoruz. Ama şikayetlerin sürekli devam ediyor olması da anne açısından sağlıklı değildir. Kuvvetli bir asit olan mide öz suyu yemek borusuna ciddi zararlar verebilir. Şikayetler uzun süre devam ederse, mutlaka doktorunuza danışın. Bunun dışında yemekleri yine ara öğünlü yemek, porsiyon küçültmek ve birden aşırı bir şekilde yememek gerekiyor. Karnı çok sıkı saran giyecekler de reflüyü tetikleyebileceği için bu kıyafetleri de hayatınızdan çıkarın. Alkol ve sigaranın kesinlikle yasak olduğunu söylemeye gerek yok sanırım. Bir de yatmadan hemen önce yemek yeme alışkanlığını bırakmak gerekiyor.


Bel Ağrısı: Ortak şikayetlerden biridir. Büyüyen rahim nedeniyle anneye binen yükün artmasından kaynaklanır. Her insanın ağırlık merkezi bellidir. Bu ağırlık merkezinin değişmesi omurgaya binen yükün artmasına neden olur. Bu artış bel ağrılarına yol açar.

Ne yapılır? Artık kendinizi zorlamamanız zamana gelmişsiniz demektir. Hareketlerinizde yavaşlama olmalıdır. Ani hareketlerden de kaçınmak gerekir. Tamamen düz ayakkabıların da bu sorunu artırdığını birçok kişi bilmez. Yani topuğun çok hafifte olsa desteklenmesi gerekir. Bu sayede ağırlık merkezini normale yaklaştırabilirsiniz. Yine ortopedik bir yatak da çok iş görecektir.


Yorgunluk: Anne adayları hiçbir şey yapmayıp yalnızca oturdukları bir günde dahi kendilerini yorgun ve bitkin hissedebilirler. Bunun nedeni dış fiziksel aktiviteden çok içte yaşanan gelişmelerdir. Vücudunuz içeride bebek için muazzam bir çalışma gösteriyordur. Artan kan miktarı nedeniyle kalbiniz dahi artık % 30 daha fazla çalışıyor. Bu da enerji sarfiyatı demek. Yine hormonları da hesaba katmalıyız. Üstüne birde uykusuzluk çekiyorsanız, işte yorgunluğa zemin hazırlanmış oluyor.

Ne yapılır? Yapılacak en iyi şey dinlenmektir. Ne kadar dinlenirseniz enerjinizi bir şekilde o kadar korumuş olursunuz. Dinlenme sırasında ayaklarınızı hafif yukarı kaldırmak da etkilidir. Yine fırsat bulduğunuzda uyumaya çalışmalısınız. Kahve, çay ya da asitli içeceklerden uzak durun. Beslenmenizi sakın aksatmayın. Günlük olarak yeterli kadar protein, karbonhidrat ve yağlardan yararlanın. Vücut direnciniz için yeteri kadar vitamin ve mineral aldığınızdan da emin olun.


Sık İdrara Çıkma: Hamileliğin ilerleyen safhalarında görülür. Anne sürekli olarak idrar yapma isteği içerisindedir. Oldukça normaldir çünkü büyüyen rahim artık idrar kesesine baskı yapmaya başlamıştır. Sık idrar çıkarma sorununu idrar kaçırma da izleyebilir. Zamanla çocuk karından aşağıya doğru inmeye başlayınca azalır. Hamilelikten sonra da bu şikayet kaybolur.

Ne yapılabilir? Bu sorun için yapılabilecek hiçbir şey yoktur. Sık sık tuvalete gitmek ve bunu ertelememek gerekir. Bu sayede idrar kaçırma şikayetlerinin de önüne geçilmiş olunur. İdrarınızı yaparken yanma gibi bir şikayette bulunuyorsanız, o halde enfeksiyon kapmışsınız demektir. Mutlaka bir doktora görünün.


Varisler: Hamilelik sırasında annenin kan ve damar miktarının arttığından bahsetmiştik. Bu problem toplardamarların genişlemesine dolayısıyla da varislerin oluşmasına neden olur. Yine varisleri kramplar da izleyebilir. Bu kalsiyum eksikliğinden kaynaklanmaktadır.

Ne yapılabilir? Varisleri engellemek için mümkün olduğunca dinlenmek ve kan akışını sağlamak gerekiyor. Ne kadar ayakta durursanız, varisler o kadar artar. Dinlenme sırasında ayaklarınızı mutlaka yukarıda tutun. Mümkünse kan akışını hızlandıracak hafif egzersizler de yapabilirsiniz. Bunun dışında soğuk su ile bacaklara masaj yapabilirsiniz. Kramplar için kalsiyum ölçümü yaptırabilir ve doktorunuzun tavsiyesine göre kalsiyum hapları kullanabilirsiniz.


Vajinal Akıntı: Hormonal kaynaklıdır. Östrojen hormonunun hamilelikte artan ileri aktivitesinden ileri gelir. Hamilelikte bu akıntıların görülmesinde aslında bir problem yoktur, normal kabul edilir. Elbette akıntının miktarı, rengi, kokusu takip edilmelidir. Kokusuz ve renksiz olmalıdır. Eğer tuhaf bir durum varsa mutlaka doktora danışmak gerekir.

Ne yapılabilir? Akıntının sarı ya da yeşile çalan bir renkte olması bir probleme işarettir. Yine kaşıntı, yanma, parçacık görme veya dayanılamayacak bir kokuya da dikkat etmek gerekir. Bunlar bir mantar enfeksiyonunu işaret ediyor olabilir. Böyle bir durumda bir doktora başvurmaktan başka çare yoktur.


Görüldüğü üzere, tüm bu sorunlar aslında hamileliğin normal seyri içerisinde yaşanabilecek, annelerin ortak problemlerindendir. Yine bunların dışında çatlakların görülmesi, karında kaşıntıların olması, şişmelerin görülmesi ya da hızlı nefes kesilmesi gibi sorunlar da yaşanabilir. Bunlar da normal kabul edilir. Hamilelik boyunca beslenmenize, dinlenmenize ve fiziksel aktivitelerinize gereken özeni gösterirseniz, problemlerin çoğunu doğal bir şekilde önleyebilir ya da etkilerini en aza indirebilirsiniz. Aksi durumlarda, mutlaka doktorunuzla iletişim içerisinde olun.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir