BEBEK İSİMLERİ

ZAHİDE Doğruluktan ayrılmayan ZANABilge, alim. ZARA Sivas ilinin bir ilçesi. ZARİF Hoş, nazik, güzel görünen ZARİFE Nazik,kibar ve hoş tavırlı ZATİNUR Nurlu kişi, aydınlık, özü temiz. ZEHRA Güzel yüzlü ZEKİYE Zeki, çabuk kavrayan ZELAL Temiz,berrak. ZELİHA Su perisi, çok güzel ZELİŞ Su perisi ZENAN kadınlar ZENDA Bilgin, bilgili, bilen. ZERGÜL Altın gibi ZERNİŞAN Altınla yapılan süs. ZERRİN Altından yapılmış, değerli, güzel ZERYA Okyanus. ZEYCAN Cana yakın olan. ZEYNEP Mücevher, değerli, güzel, çekici ZEYCAN İki cihanda tek olan. ZİBA Süslü, güzel. ZİLAL Kuranın tevsiri. ZİLAN Yeniden doğuş anlamına gelmektedir. ZİNET Değerli varlık. ZİNNURÇifte ışık ZİYNET Süs,...
YADE Hatıra, anı. YADENUR Kutsal ışık YAĞMURHava yuvarındaki su buğusunun yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumunda olanı. YALAZA Yalım, alev, alaz YALDIZ Parlayan, parlak YALIN1.Gösterişsiz, sade. 2. Alev, ateş. YANKI Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses, ses yansıması. YAPRAKBitkilerin solunumunu sağlayan, çoğunlukla yeşil ve türlü biçimlerdeki bölümü. YASEMİN Beyaz, kırmızı veya sarı renkli, kokulu çiçekler açan bir ağaççık. YAZEL Sıcak rüzgar. YEGÜL Ağırlığı az, hafif YELDA Uzun.(Gece) Yılın en uzun gecesi. YELDEM Eli çabuk, çabuk iş gören YELİN...
VAHİDE Yalnız, tek VARİDE Gelen şey, gelen evrak VASFİYE Nitelikli VECİHE Hoş görünen VEDA Ayrılış VEDİA Saklanılması için birine veya bir yere bırakılan emanet VEFİKA Düşünceleri birbirine uyan, uyumlu VEHBİYE Allah vergisi, doğuştan olan VELİDE Yeni doğmuş çocuk VENÜS Bir gezegen, çoban yıldızı VERA Günahtan kaçınmak. VERDA Gül VERDİNAZ Nazlıların gülü VESİLE Sebep, elverişli durum VESİME Hoş, güzel VİCDAN İnsanın içindeki adalet dürtüsü VİLDAN Yeni doğmuş çocuk VUSLAT Kavuşma, ulaşma, yetişme
ÜLKEM Yurdum, vatanım. ÜLKER Boğa burcunda yedi yıldızdan oluşan takım. Ülkü Amaç edinilen, ulaşmak istenen şey. ÜLKÜ Amaç edinilen, ulaşılmak istenen şey. ÜMİT Umut ÜMMİYE Okur yazar olmayan kadın ÜMMÜ Uğur getiren. ÜMMÜGÜLSÜM peygamber efendimizin kızının ismi Ümmühan: Hükümdar annesi Ümran: Mutluluk, bereket. ÜN Ses, ünleme, çığlık, iyi ad, tanınma, san ÜNSEL Ünü sel gibi aşan ÜNSELİ Ünü sellere benzeyen ÜNZİLE Gönderilmiş, haber verilmiş ÜRENGÜL Üreyen, çoğalan gül ÜRÜNAY Ay gibi bir eser güzelliğinde olan ÜRÜNCAN Dostluğunu ortaya koyan ÜRÜNSU Bolluk, verimlilik ÜSTÜN İyi nitelikli, yüksek düzeyli ÜSTÜNAY...
UĞAN Eski Türklerde gök tanrısı, Güneş, Ogan, Oğan UĞRA Küçük, ufak UHDE Birinin yapmakla yükümlü olduğu iş, görev ULCA Savaşta ele geçirilen mal, olca ULCAY: Rastlantılarla insanlara iyi ve kötü şeyler hazırladığına inanılan şey ULUFER Yüce, aydınlık, ulu ışık. ULVİYE Yüce, yüksek, gökle ilgili UMDU Umutlanmış URAZ Şans, talih URÇUK İğ, kirmen URÇUN Kurumuş iğde dalı USLU Yaramazlık etmeyen, söz dinleyen, akıllı USULCA Yavaşça, duyurup sezdirmeden
TAİLA: Şans kısmet, önce. TAN Gün doğmadan önceki alacakaranlık. TANSEL Sabah aydınlığı. TANSU Göklere yakışır. TANZER Güneş doğarken gökyüzünün aldığı kızıllık. TARA Yıldız. TAYLAN Uzun boylu. TECER Becerikli. TEMAŞA Gezme, seyretme. TENDÜ Yiğit, cesur kadın. TEZCAN Telaşlı, heyecanlı. TEZEL Eli tez, becerikli. TEZER Hızlı, çevik. TİJEN Taç. TİLBE Derviş, gezginci. TUBA 1. Güzellik, iyilik, hoşluk. 2. Cennette bulunduğuna inanılan, dalları bütün cenneti gölgeleyen ilâhî ağaç. TUĞÇE Küçük tuğ. TUNA 1. Çok, bol. 2. Yavru. 3.Karaormanlardan doğan, Karadeniz`e dökülen, Avrupa`nın Volga`dan sonra en uzun ırmağı. 4. Görkemli,...
ŞAFAK Gündoğumundan önceki aydınlık. ŞAHANE Tam anlamıyla güzel. ŞAHİKA Zirve, doruk. ŞANAL Ünlen, ünün yayılsın. ŞANSAL Ünün yayılsın. ŞAYESTE Uygun, layık. ŞAYLAN Övünen, gururlu, neşeli. ŞAZİYE Sevinç, gönül ferahlığı. ŞEBNEM Havada buğu durumunda iken gecenin serinliğiyle yerde veya bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları, çiy. ŞEFİKA Acıyan, esirgeyen. ŞEHNAZ Çok nazlı, Türk müziğinde bir makam. ŞEHRAZAT Özgür. ŞEHRİBAN Şehrin ileri geleni. ŞENAY Parlak, canlı, neşeli ay. ŞEVVAL Hicri takvime göre yılın onuncu ayı; ilk üç günü Ramazan Bayramıdır. ŞEYDA Çılgın; çok tutkun, âşık. ŞİMAL Eski dilde kuzey ŞİRİN...
SANEM 1. Put 2. Güzel kadın. Midye ve istiridye gibi deniz hayvanlarının kabuğunda bulunan pırıltılı, beyaz, gök kuşağı renkli değerli madde. SELDA Bir söğüt cinsi. SELEN Müjde SELİN 1. Gür akan su. 2. Orta Asya`da yetişen, bodur, sürekli yeşil kalan bir bitki. SEMA Gökyüzü  SENA 1. Övme, övüş. Işık 2. Işık, şimşek parıltısı.  SERAP 1. Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması, ılgın. 2. mec. Öteki dünya.  SERAY Baş ay; ay gibi güzel, güzellerin başı. Genişlik, kolaylık. SERTAP İnatçı,...
RABİA 1. Dördüncü. 2. Saatteki salisenin altmışta biri. 3. Tanzimat`tan sonra memurlukta bir rütbe. RANA Güzel, göze hoş görünen. RASİME Tören, merasim. < RAYİHA: Güzel koku. REBİA Bahar. ; REMAYE: Sembolik, simgesel. RENAN İnleyen. RENGİN 1. Renkli, parlak renkli. 2. Güzel, hoş. 3. Süslü. REYHAN Güzel kokulu bir süs bitkisi, fesleğen. REZZAN Ağırbaşlı, onurlu. RUŞEN Aydın, parlak. RÜYA 1. Düş. 2. Hayal; umut.
PAKİZE: Temiz, güzel PALAY Yedek at PAPATYA Bir kır çiçeği PECEN Çayır, çimen PEKÖZ Sağlam öz, özü sağlam kimse PELİN Bileşikgillerden, yapraklarında acı, ıtırlı bir madde bulunan, hekimlikte ve içki yapımında kullanılan bir bitki. PELİNSU: Pelin + Su (Bkz Pelin) PELİT: Meşe ağacı ve yemişi PELCİN Yeşil yaprak PEMBE Kırmızı beyaz renklerin karışımı PERÇEM 1. Kâkül. 2. Yele. 3. Mızrak, bayrak gibi şeylerin başlarına konan püskül. PEREN Ülker yıldızı. PERİHAN 1. Büyücü; perileri davet eden. 2. Periler hükümdarı. PELİNSU: Peri kadar güzel ve...
ÖMÜR: Hayat. ÖZDEN: Özgür, özle ilgili. ÖZGE 1. Başka. 2. Yabancı. 3. İyi, güzel. 4. İki dağ arasındaki dereciklerin birleştiği yer. 5. Şakacı. 6. Cana yakın, sıcakkanlı. ÖZGEN Özü geniş, rahat, sakin kimse. ÖZGÜ 1. Kutsal. 2. Özellikle birine ya da bir şeye ait olan. ÖZGÜL: Bir türe ait olan, özü gül gibi olan. ÖZGÜR 1. Kendi kendine hareket etme, davranma, karar verme gücü olan. 2. Tutuklu olmayan, hür. 3. Başkasının kölesi olmayan. 4. Bağımsız. ÖZLEM: Yeniden...
Sayfa başına git